Faşizme Karşı Kültürü Savunma Kurultayı'na Mesaj
Faşizmin doğuşunun kendileri için ne kadar onur kırıcı olduğunu yüreklerinde duyan, faşist düşüncelerin uğursuz ve zehirli etkilerinin nasıl yayılmakta ve faşizmin hiçbir ceza görmeden nasıl suç işlemekte olduğunu gören insanların arasında, Uluslararası Yazarlar Kurultayı'nda bulunmama sağlığım elvermediği için son derece üzgünüm.
Faşizm, burjuva bilgeliğinin yeni bir çığlığı değildir, ama sonuncusudur; umutsuzluk bilgeliğinin çığlığıdır. Faşizm, bütün bir Avrupa kültürünün inkarı demek olduğunu her geçen gün daha hayasızca açığa vurmaktadır.
Pek yakın zamanlara kadar başarılarıyla burjuvazinin övündüğü ve böbürlendiği bu "insansever" kültüre karşı bugün niçin savaş açmış bulunuyorlar? Luther, feodallerin dini olan Katolikliği reddetmişti, çünkü böyle bir şey zamanının tefecileri ve dükkan sahipleri için gerekliydi; bunu hepimiz biliriz. Günümüzde de, çeşitli banker ve silah fabrikatörü grupları ve diğer asalaklar Avrupa'ya egemen olma hakkını, sömürgeleri yağmalama ve genel olarak emekçi halkı soyma özgürlüğünü ele geçirmek için yeni bir savaşın hazırlığı içerisindeler. Bu savaş, şu ya da bu ulusun yok edilmesi için bir savaş olacaktır. Bu savaş, burjuvazinin elinde her zaman bir "kamuflaj" ve "büyük burjuvazinin kendi saflarına küçük burjuvazi içinden en iyilerini seçme aracı" rolünü oynamış olan burjuva hümanizminin, "kültürün temeli"nin reddedilmesini istemekle kalmayacaktır. Yeni bir insan kıyımı düzenlemeyi tasarlayan faşizm, hümanizmi, ana hedeflerine aykırı bir düşünce olarak görmektedir.
Fransa yazarlarının girişimiyle, bütün dünyanın namuslu yazarları, faşizme ve faşizmin tüm kötülüklerine karşı harekete geçmektedirler.
Bu yüce amaç, "kültür ustaları" için son derece doğaldır ve bilim adamlarının da sanatçıların örneğini izlemelerini beklemek hakkımızdır.
Hiç unutmayalım ki, tarih, hümanizmin mantığının iki ayaklı kurtların ve domuzların anlayışıyla bağdaşmadığını ve yeryüzünde hümanizmin evrensel önemini kavrayabilecek ve ona yakınlık duyabilecek tek bir sınıf bulunduğunu defalarca ispatlamıştır. Bu sınıf, proletaryadır.
Dolayısıyla, çabalarımız, uzlaşmaz şeyleri uzlaştırmaya ve yapısı gereği, düşmanlık yaratmadan ve insanlığın büyük çoğunluğuna zulmetmeden varlığını sürdüremeyecek olan burjuva toplumunu düzeltmeye yönelmemelidir. Çabalarımız, tamamen, yüz milyonlarca emekçide saklı duran tükenmez entelektüel güç kaynaklarını seferber etme çalışmasına yöneltilmelidir.
Tek gerçek hümanizm, dünyamızın toplumsal ve ekonomik hayatının temellerini değiştirmek gibi soylu bir amacı üstlenmiş olan proletaryanın hümanizmidir. Proletaryanın iktidarı kendi eline almış olduğu ülkede, kitlelerin bağrında ne kadar engin bir gücün yattığını, kitlelerin arasından ne kadar büyük yeteneklerin filizlendiğini ve proletaryanın hayatın biçimlerine yeni bir içerik kazandırarak onları ne kadar büyük bir hızla değiştirdiğini gözlerimizle görüyoruz.
Sevgili yoldaşlar, doğru düşünen insanların dürüst sözlerini ancak, kültür ustaları olmak isteyen ve bunu hak eden proleterler, kültürün kol emekçileri, emekçi aydınlar ve emekçi köylüler kavrayabilir.
Maksim Gorki
1935
Türkçesi: Celâl Üster
(Militan Dergisi Sayı 6 1975 Haziran)