Rönesans’ın en parlak temsilcilerinden, dünya sanat tarihinin etkisi yüzyıllar boyunca silinmeyen büyük ustalarından Albrecht Dürer’in düşünce dünyasına açılan Günceler ve Mektuplar, çok yakında Mustafa Tüzel’in özenli çevirisiyle Kırmızı Kedi etiketiyle Türk okurla buluşacak. Ressam, gravür ustası, kuramcı ve hümanist kimliğiyle, kendisinden sonraki yüzyılların sanat anlayışını da derinden etkileyen Dürer’in günlükleri ve mektupları, okuru başyapıtlarının ardındaki zihinsel yolculuğa davet ediyor. Sanatçının yolculuklarından gündelik yaşamına, dostluklarından üretim süreçlerine uzanan bu eşsiz metinler, Kuzey Rönesansı’nın en önemli tanıklarından biri olmanın yanı sıra, sanat tarihinin en büyük isimlerinden birinin dünyayı nasıl gördüğünü de bütün açıklığıyla gözler önüne seriyor.
Kırmızı Kedi tarafından yayıma hazırlanan Günceler ve Mektuplar‘dan, Dürer’in sesini ve çağının ruhunu bugüne taşıyan tadımlık bir bölümü okurlarımızla buluşturuyoruz.
Bir Rüya
1525 yılında Panktot Yortusu Günü’nden sonra, Çarşamba ile perşembe günleri arasında (30-31 Mayıs) rüyamda, gökten büyük suların döküldüğünü gördüm; ilk su yaklaşık benden dört mil uzakta, korkunç bir şekilde ve büyük bir gürültüyle yeryüzüne döküldü, dört bir yana dağılıp bütün araziyi suyla kapladı. Bu sırada o kadar büyük bir korkuya kapıldım ki, hemen uyandım.
Sonra başka sular da döküldü, dökülenler çok şiddetliydiler ve çok sayıdaydılar, kimileri daha yakında, kimileri daha uzaktaydı ve o kadar yüksekten geliyorlardı ki sanki çok yavaş düşüyorlardı. Yeryüzüne dökülen ilk su, çok yaklaştığında öyle bir hızla, rüzgârla ve uğultuyla döküldü ki, bundan çok korktum ve uyandığımda bütün vücudum titriyordu. Uzun bir süre kendime gelemedim. Sabah uyandığımdaysa; onu gördüğüm gibi, yukarıda anlattım. Tanrı her şeyin sonunu hayır etsin!
Dürer’den Frankfurt a. Main’daki Jakob Heller’e Mektuplar (1507-1509)
Nürnberg, 19 Mayıs 1508
Sevgili Bay Jakob! Bir önceki mektubunuzu aldım ve bu mektuptan, tablonuzu iyi yapmam doğrultusundaki görüşünüzü öğrendim ki bu da zaten benim yapmayı düşündüğüm şeydir. Ayrıca işin ne kadar ilerlediğinizi bilmeniz gerekir. Kanatların kenarları taş rengi boyandı, ama henüz cilalanmadı, içlerinin ise boyamaya başlanabilsin diye astarları çekildi. Ana parçanın taslağını da büyük bir gayretle ve büyük vakit harcayarak yaptım; bu parçaya da, boyamaya başlayabileyim diye iki çok iyi boyayla astar çekildi. Çünkü görüşünüzü aldığımda, netlik ve kalıcılık açısından bunun üstüne dört, beş ya da altı kez astar çekme niyetindeyim, bunun üstüne de temin edebileceğim en iyi ultramarini sürmeyi düşünüyorum. Ayrıca, benden başka hiçbir insan bu tablonun üstüne tek bir fırça darbesi bile vurmayacak. Bu yüzden çok fazla zaman harcayacağım, dolayısıyla, sizin öfkelenmemenizi garanti etmek için, niyetimi size yazmaya karar verdim. Size böyle bir eseri 130 Ren Guldeni tutarında bir ödemeyle tamamlayamayacağım, aksi halde zarar ederim, çünkü bu sırada çok şeyden vazgeçip zaman kaybedeceğim. Ancak, size verdiğim her sözü dürüstçe tutacağım. Eğer bu esere, konuşulan paradan daha pahalıya sahip olmak istemiyorsanız, o zaman tabloyu, yine de ücretinden çok daha iyi olacak şekilde yapacağım. Ama bana 200 gulden vermek isterseniz, o zaman niyetimi gerçekleştireceğim. Ne var ki bundan sonra bana 400 gulden de teklif etseler, artık böyle bir iş yapmayacağım, çünkü bundan tek fenik bile kazanmayacağımı biliyorum, çünkü çok fazla zaman alıyor. Bu yüzden görüşümü öğrenmenizi isterim; sizin görüşünüzü öğrendiğim anda, Imhof’tan 50 guldenin ödenmesini sağlamak istiyorum, çünkü şimdiye kadar bu konuda henüz bir para almadım. Böylelikle emrinize amadeyim. Aynı zamanda tüm hayatım boyunca, şu anda boyadığım sizin tablonuzdan daha çok hoşuma giden bir işe başlamamış olduğumu da bilmenizi isterim. Tamamlayıncaya kadar da başka bir iş yapmak istemiyorum. Kış mevsiminin çok yakın olmasına da üzülüyorum; günler o kadar kısalacak ki, insan fazla bir şey yapamıyor. Sizden bir ricam daha olacak: Bende gördüğünüz Meryem resmini, rica ediyorum sizden –bir tablo isteyen birini tanıyorsanız– ona teklif etmeniz. Buna uygun bir çerçeve de yapılırsa, güzel bir tablo olur, çünkü temiz yapıldığını biliyorsunuz. Onu size ucuza veririm. Onu birine siparişle yapmış olsaydım, 50 guldenden aşağı almazdım, ama şu anda bitmiş olduğu için, evde zarar görebilir. Bu yüzden onu ucuza, 30 guldene satma yetkisini veriyorum size –yine de satılmadan kalırsa 25 guldene de veririm– gerçi çok emek harcamıştım buna. İyi geceler! Nürnberg’de 1508 yılı Bartholomäus Günü’nde verildi.
Albrecht Dürer
