Ergin Günçe’nin 1961 yılında Papirüs dergisinde yayımlanan “Mandolin” şiiri, ilk bakışta eski bir mandolinin çevresinde kurulan sade bir hatıra şiiri gibi görünür. Oysa şiir ilerledikçe mandolin imgesi zamanın, kaybolan bir hayatın ve ölümün simgesine dönüşür.
“Mandolin”, Ergin Günçe’nin şiirinde sıkça rastlanan hüzün, yalnızlık ve zaman duygusunu lirik bir yoğunlukla bir araya getirir. Şair, birkaç güçlü imgeyle hem bir insanın hayatını hem de o hayatın ardından kalan sessiz hatırayı görünür kılar. Şiir, ölümün son değil, bellekte süren bir ses olduğunu hatırlatan etkileyici bir ağıttır.
Usta şair Günçe’nin bu kıymetli eserini sizlerle paylaşıyoruz…
MANDOLİN
Eski bir mandolindi ölümdü anlatılan
Kır kahvesinde çocuklara çalardı
Temmuz örerken evini sarmaşıkla
Çan çiçekleri göğsünde kuru kalbi
Serilince bahçeye rakı sofrası
Kucağında mandolin, mandolin ve parmakları
Ne yalnızlık kalır ne aşk
Ne gizlice bildiği av şarkıları
Ay dudağında kuruduğu zaman
Ve ne zaman görse çocukları
Serin yaz geceleri penceresinden
Balkona akınca gölgesi
Saçlarında deniz ve uçuşan şapkası
Eski bir mandolindi ölümdü anlatılan
Şimdi kış ve uykusuz çocuklar
Uzak bir mandolin kulaklarında kalan
(Papirüs 41. Sayı, 1961)

