Modern Türk şiirinin en özgün seslerinden biri olan Metin Altıok özgün olduğu kadar üretkendir de… Bu sebeple dergi, gazete vb. mecralarda kitaplaşmamış birçok şiiri bulunmaktadır. İşte 1988 yılı Yeni Düşün Dergisinin Şubat ve Mart aylarında yayınladığı bu iki şiiri siz değerli okurlarımızla ilk kez paylaşıyoruz.
KIRKBEŞ YAŞIN EZİK YORGUN YÜREĞİ
Artık yüreğim kırkbeş yaşın ezik yorgun yüreği;
Durmadan ardına bakan avunan tarazlanmış anılarla,
Hesap yapan yanlış bulan hayıflanan bir yürek.
Yaşadığı günlerin tortusundan süzüp biriktirerek,
Bir hüznü büyüten günbegün yitip gitmiş aşklarla.
Artık yüreğim kırkbeş yaşın ezik yorgun yüreği.
Tek başına çaresiz kıtlıklara kıranlara direndi.
Çarptı sevgiyle gece gündüz gevşeyip kasılarak,
Dayandı bu yürek kan emici vampir yarasalara.
Her şey alınıp satılırken para kazanırken para;
Emeğimdi umudumdu güvenimdi hep yumuşak ve sıcak.
Tek başına çaresiz kıtlıklara kıranlara direndi.
Yüreğime yük oldu alışılmış şu yoksulluk gerçeği;
Yüzlerine büyük gelen gözleri önünde çocukların,
Bir somun ekmeğin yanan canı sofrada bölünürken.
Bir terslik vardı ortada elbet giderilmesi gereken.
Neden dondurulmuştu cevapları tutuşan soruların?
Yüreğime yük oldu alışılmış şu yoksulluk gerçeği.
Çöktü üstüne gazete haberlerinin katran mürekkebi.
İşte büyük başlıklar altında sıra sıra yazılar;
İntiharlar satılık kadınlar cinayetlerle dolu,
Bir halkın önlenemeyen korkunç ve acı erozyonu.
Yüreğimde bunca yıl hiç dinmeyen seyirmeler sızılar.
Çöktü üstüne gazete haberlerinin katran mürekkebi.
Artık yüreğim kırkbeş yaşın ezik yorgun yüreği;
Yangınlar depremler anımsayan kanayan için için,
Evlatlık bir ölüm arayan kendine vaktidir diye.
Ölüm bir hasatsa eğer ne kalır benden geriye?
Bilinsin istedim benim ömrümce nedir biriktirdiğim.
Artık yüreğim kırkbeş yaşın ezik yorgun yüreği.
YENİ DÜŞÜN DERGİSİ ŞUBAT 1988
HOŞÇAKAL BİNGÖL ŞEHRİ
Hoşçakal Bingöl şehri, sen hoşçakal;
Dün gibi geldimdi bir valizle sana.
Elimde suyu çekilmiş bir portakal
Ve birkaç yağ lekesi pantolonumda,
Yüzümde ak düşmüş üç günlük sakal,
Yüreğimde sızlayan kırık bir aşkla.
Bir şehri bırakıp göçerken başkasına;
Umuda sinmiş bir hüznün kokusudur
Yayılan köşe bucak evin her yanıda.
Duyulan sanki bir sınav korkusudur,
Mukavva kutular ve denkler arasında.
Sonunda bir şey mutlaka unutulur.
Yüreğimde sızlayan kırık bir aşkla,
Yüzümde ak düşmüş üç günlük sakal;
Dün gibi geldimdi bir valizle sana.
Ardımda uluyan sıska bir çakal,
Bırakıp gidiyorum şimdi nem varsa.
Hoşçakal Bingöl şehri, sen hoşçakal.
YENİ DÜŞÜN DERGİSİ MART 1988

