Wassily Kandinsky

Wassily Kandinsky’nin yalnızca resimde değil, dilde de soyutlamanın sınırlarını zorladığı Sesler, görme ile işitme, renk ile anlam arasında kurulan benzersiz bir geçiş alanıdır. Düzyazı şiir ve ağaç baskılardan oluşan bu kitap, sanatçının “tinsellik” arayışını yalnızca tuvale değil, dile de taşıdığı bir deney alanı olarak öne çıkar.

Metinlerde anlatı çözülür, anlam parçalanır, gerçeklik yerini titreşen imgelerden oluşan bir akışa bırakır. “Tepeler”de olduğu gibi, tanıdık bir manzara bir anda grotesk bir ritme dönüşür; “Görmek”te ise dil, görmenin kendisini parçalayarak yeniden kurar.

Kandinsky’nin bu metinleri, bir hikâye anlatmaktan çok, bir duyum üretir: Renklerin seslere, seslerin biçimlere dönüştüğü bir iç deneyim alanı. Bu yönüyle Sesler, yalnızca okunacak değil, “algılanacak” bir kitap olarak dikkat çeker.

Yakında Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından Aytek Sever çevirisiyle yayımlanacak Sesler’den tadımlık bir metni okurlarımıza sunuyoruz.

ÇAN

Bir keresinde Weisskirchen’de adamın biri, “Asla ama asla yapmam ben bunu” dedi.

Tam tamına aynı anda Mühlhausen’de kadının biri şöyle dedi: “Sığır eti, yanında bayırturpu.”

İkisi de söyleyeceklerini söylediler, çünkü başka türlüsü olamazdı.

Bir telek var elimde, onunla yazıyorum. Mürekkebi olmasaydı, yazamazdım onunla.

Keyifle geviş getiren iri yarı, güçlü kuvvetli hayvan aniden art arda kafatasına inen kof sesli tokmak darbeleriyle kendini kaybetti. Gömüldü yere. Bedenindeki bir yarıktan öylece akıyor kan. Yoğun, yapışkan, kokulu kan akıyor oluk oluk, sonu gelmeyecekmiş gibi.

Ne harika bir maharetle yüzülüyor kahverengi-beyaz tüylerin hoş desenleriyle bezenmiş kalın, sıcak, kadifemsi deriyi. Soyulmuş deri ve kırmızı, buharı tüten, buram buram kokan et.

Dümdüz, ufka doğru her yanda dümdüz yitip giden arazi.

En solda bir huş ağacı koruluğu. Henüz körpe, narin, beyaz gövdeler ve çıplak dallar. Yekpare kahverengi tarlalar, düpdüzgün çizgilerle zarifçe sürülmüş. Bu dev çemberin ortasında küçük bir köy, topu topu bir çift gri-beyaz ev. Tam ortada bir çan kulesi. İpinden çekilen küçük çan çınlıyor: çın, çın, çın, çın, çın……

tr_TRTurkish