SOLUĞUN KEZZAPLA YIKANDIĞI GÜNDÜ

I
seçkin heceli çıkıntılara bölenler çıktı güneşi karşılarına.
kıl testeresi bir mutluluğun yüzdecisiydi onları ve en çok,
deryalı kaptanlardı sidikli dalgaların küpeştesinde ve
havı çıkmış teknelerinde denizin.

II
yedi yeryüzü parçasının kumbarasına bu çıkın adına harcadıkları görüldü, top arabalarında taşman alafranga
ölülerini.
kumru kokan yasa gözüyle ona—
kanın en güzel geleceğidir diyenler de oldu birçok uzun ara.

III
Onu -çıkınını- yürütmek vardı. Bir o vardı. Tüm sarışın,
sinsi çoğunluğu ile. Açsalardı neler düşecekti özellikle kim bilir içinden:
at sineğinden bir yalvaç; yüksüklere dönük bir tahtaboş;
en öncü okullarda en yenici parmaklarla ayakkabı
bağlarını bağlamasını öğrenen bir çocuk; salt resimlerde
düşündükleri görülen aydınların parmaklarını
dayadıkları şakakların kefelerinde ağdası bol böcekler.

IV
Bir ikimizin gördükleriydi bunlar ilk bakışta. Daha neler
çıkacaktı başkaları el atsaydı tutarlı bir belkilikle, bekçi
hasırların altına.
Atarlar mı oysa?
Elden düşme kovuklarına dağlar taşıyor hergün
gündelikçi, ahşap padişahlar.



Feyyaz Kayacan
Yeni Ufuklar Dergisi, Sayı 151, Aralık 1964.

tr_TRTurkish