Buster Keaton – General (1927)
Sinema nedir, ne değildir?

Ünlü yönetmen Martin Scorsese (Mean Streets / 1973, Taxi Driver / 1976, The Irishman /2019, Killer of the Flower Moon / 2023…) Empire dergisine verdiği bir söyleşide, Marvel filmlerini[1] Disneyland gibi bir eğlence parkının eğlencelerine benzetmiş ve bunların “sinema olmadığı”nı ileri sürmüştü. “Onları izlemiyorum. Denedim, biliyor musun? Ama bu sinema değil” (…) “Dürüst olmak gerekirse, aklıma en yakın şey tema parkları, ne kadar iyi yapılmış olsalar, oyuncular da ellerinden gelenin en iyisini yapıyor olsalar da. Bu, insanların duygusal, psikolojik deneyimlerini başka bir insana aktarmaya çalışması olan sinema değil.”

Scorsese görüşlerini “Bence her zaman sinema olacak, çünkü insanlar bu şeyi birlikte deneyimlemek istiyor ama aynı zamanda sinema salonlarının, insanların gidip eğlenmek ya da onları etkileyecek bir şey görmek isteyeceği yerler haline getirmek için öne çıkmaları gerekiyor (…) Hollywood sadece çizgi roman ve dizi filmleri yaparsa ve izleyicinin bazı kesimleri o filmleri izlemek istemezse, hiçbir şey onları sinemaya götüremez” biçiminde özetlemiş.

Georges Méliès – Aya Yolculuk (1902)

Sinema daha ilk yıllarında, Georges Méliès’le bir görüntü şölenine erişmiş, izleyicileri onları eğlendirerek film gösterilen kafe ve barlardan sinema salonlarına çekebilmişti. Sinema yüzyılının ilk çeyreğinde “Sanat” filmleri daha emeklemekteyken izleyicileri eğlendirenlerin adları Charles Chaplin, Buster Keaton, Harold Lloyd, Stan Laurel ve Oliver Hardy gibi dâhilerdi. Bugün kitap okumak yerine çizgi roman sayfalarını çevirmekle yetinen bir izleyici kuşağı sayesinde milyar dolarlar kazanan bir “blockbuster[2]” endüstrisinin ezdiği rekabet yüzünden boşalan ve birbiri ardı sıra kapanan sinema salonlarıyla karşı karşıya gelindi.

Scorsese, söyleşisinde söylediklerine karşı özellikle sosyal medyada sayısız tepki çekti. Ondan yana çıkan birkaç kişi arasında Francis Ford Coppola (The Godfather üçlemesi / 1972-1979, The Conversation /1974…) dikkati çekti. Bunun üzerine yönetmen 4 Kasım 2019’da NewYork Times’da bir makale[3] yayınladı. “I Said Marvel Movies Aren’t Cinema. Let Me Explain” (Marvel filmlerinin sinema olmadığını söyledim. İzin verin, açıklayayım) başlığıyla yayımlanan makalede şunları yazıyordu:

(…) Ben filmler yapmaya başladığımda ve – filmlerin ne oldukları ve ne olabilecekleri konusunda -bir film anlayışı geliştirdiğimde büyüdüm. Bu anlayış Marvel dünyasından dünyanın Alpha Centauri gezegeninden olduğu kadar uzaktı. Benim ve benimle aynı dönemde film yapmaya başlayan sevdiğim ve saygı duyduğum yönetmenler, arkadaşlarım için sinema bir ilahi keşifle ilgiliydi — estetik, duygusal ve ruhsal bir keşif. Hikâye karakterlerle ilgiliydi — insanların karmaşıklığı ve çelişkili, bazen paradoksal doğaları, birbirlerini incitmeleri, sevdikleri ve aniden kendileriyle yüz yüze geldikleri şeyler. (…) Ve bu bizim için bir anahtardı: sinema bir sanat biçimiydi (…)”

“(…) Film yapmayı hayal eden ya da yeni yeni başlayanlar için, şu anda durum acımasız ve sanat için yaşanması zor bir durum. Ve sadece bu kelimeleri yazmak beni korkunç bir hüzünle dolduruyor.”

Aslında, sinemanın 130 yıl önce icat edildiğindeki durum değişmedi. Eğlendirme amaçlı (entertainment) filmler çoğunlukta, sanat filmleri yapımcı ve dağıtımcıların izin verdiği ölçüde izleyicilerini bulmaya çalışıyor. Değişen bir şey var ama: Eğlendirmenin kalitesi değişti. Film üreten ülkelerin sinemacıları kitleleri eğlendirecek klişelere yenik düştüler.

Jak Şalom


[1] Marvel Sinematik Evreni’ndeki filmler ve diziler listesi, 2008’den beri Marvel Stüdyoları tarafından üretilen ve Marvel Entertainment tarafından yayımlanan çizgi romanlardan uyarlanmış karakterleri içeren eserleri içermektedir. Listede şu anda 37 film, 18 dizi ve 2 TV filmi yer almaktadır.

[2] Amerikan sinemasında belli bir gişe filmi tipini tanımlamakta kullanılan terim

[3] https://www.nytimes.com/2019/11/04/opinion/martin-scorsese-marvel.html

tr_TRTurkish